Tatlı Unlu Mamüller ve Pazar Dinamikleri

ŞUBAT 2019
Aromsa | Bizden Haberler | Tatlı Unlu Mamüller ve Pazar Dinamikleri

Dünya genelinde unlu mamüller pazarı 500 milyar $ ile toplam gıda pazarında önemli bir yer tutuyor. Bu kategorinin 2022 yılına kadar 600 milyar $’lık bir hacme ulaşacağı öngörülüyor. Amerika %40 ile sektörden en büyük payı alırken ardından %28 ile Batı Avrupa geliyor. Çin pazarı büyüme hızı açısından başı çekerken, Orta Doğu & Afrika ile Asya Pasifik de en hızlı büyüyen bölgeler arasında bulunmaktadır.

Aromsa | Bizden Haberler | Tatlı Unlu Mamüller ve Pazar Dinamikleri

Türkiye pazarına baktığımızda unlu mamüllerin hacmi yaklaşık 11 milyar dolar. Ekmek ve türevlerinin büyük çoğunluğu oluşturduğu kategoride, tatlı unlu mamüller bu hacmin %18’ini oluşturmaktadır. Bu oran ülke bazında farklılık göstermektedir. Örneğin Çin'de tatlı unlu mamüllerin toplam unlu mamüllerdeki oranı %64, Hindistan’da %60, ABD’de %33, Kanada’da %28, Almanya’da ise %27’dir. Türkiye pazarında 2022 yılı unlu mamül kategorisi için yapılan öngörülerde tuzlu atıştırmalıklar, ekmek çeşitleri gibi alt kategorilerde düşüş beklenirken tatlı unlu mamüllerde artış olacağı öngörülüyor.

Aromsa | Bizden Haberler | Tatlı Unlu Mamüller ve Pazar Dinamikleri

Tatlı unlu mamüller kategorisinin dinamiklerini belirleyecek en önemli konu başlıkları aşağıdaki gibidir.

Sağlıklı Ürün Tüketme Hassasiyetinin Giderek Artması: Yapılan araştırmalarda tüketicilerin %54’ü gıdaların içeriklerine yüksek seviyede dikkat ettiklerini belirtiyor. Diyabet ve obezitenin yaygınlaşması, bu yöndeki yayınlar ve bilgilendirmeler tüketiciyi özellikle şeker ve yağ konusunda daha hassas hale getiriyor. Tüm dünyada yasal otoriteler tarafından yağ ve şeker için getirilen sınırlandırmalar ve düzenlemeler de bu kategorideki ürünlerin yeniden formülize edilmesini kaçınılmaz hale getiriyor. Meyvelerden gelen şekerin kullanımı yaygınlaşıyor ve “şekersiz”, “ilave şeker içermez” ve “doğal olarak tatlandırılmıştır” gibi ifadeler ambalajlarda daha fazla görülüyor.

Tatlı unlu mamüllerin en önemli üç bileşeninin un, yağ ve şeker olduğu düşünülürse şeker ve yağ azaltma, lezzetin iki önemli bileşeni olan tat ve tekstür açısından zorlayıcı bir hedef. Tüketicilerin sağlıklı ürünler tüketme, şekeri, yağı azaltılmış, protein bakımından zenginleştirilmiş alternatiflere kayma gibi eğilimleri olsa da, tüm araştırmalar satın almadaki en önemli sürücü gücün hala lezzet olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla üreticilerin yasal uygunluk, lezzet, sağlık ve maliyet değişkenleri arasında sürdürülebilir bir denge kurması hayati önem taşıyor.

Demografik Yapıdaki Değişiklikler: Gündelik yaşamdaki hızlı tempo ve yoğun çalışma koşulları kahvaltı alışkanlıklarını değiştiriyor. Kişileri ev dışında tüketime ve yaygın bir şekilde bulunan zincir kahve satış noktalarına yöneltiyor. Bu fırsatlar markalı unlu mamül üreticileri için yeni rekabet noktaları oluşturuyor. Yeni ürün tasarımlarında bu noktalardaki ürünleri de dikkate alma gerekliliği doğuyor. Diğer taraftan Y kuşağı dünya nüfusunun %27’sini oluşturuyor. Oyun kurucu olarak nitelendirilebilecek büyük markalar, doygunluğa ulaşmış pazarlar için “el yapımı” ve “sınırlı sayıda” üretimlerle “premium” ve “gurme lezzetler” peşinde olan bu tüketici grubunu hedefliyor.

Diğer Kategorilerle Rekabet: Tatlı unlu mamüller kategorisi süt ve süt ürünleri kategorisi ile artan bir rekabet ile karşı karşıya. Ara öğünlerini, atıştırmalık ihtiyaçlarını daha sağlıklı hale getirmek isteyen tüketicilerin tercihlerindeki bu değişiklikler tatlı unlu mamül üreticilerini hem sağlıklı hem de yaşam tarzlarına göre kişiselleştirilmiş glutensiz, vegan, vejeteryan gibi alternatifler oluşturmaya yönlendiriyor. Bu eğilim özellikle geleneksel sabah kahvaltılarını protein, lif ve meyvelerle zenginleştirilmiş yoğurt ürünleri ile yapmayı tercih eden genç çalışan tüketici grupları arasında belirgin. Tatlı unlu mamül üreticileri tüketicinin bu eğilimlerini dikkate alan inovatif ürünler tasarlayarak rekabet avantajını elde tutmaya çalışıyor.

Tatlı unlu mamüllerde 2018 boyunca göze çarpan ve önümüzdeki günlerde de sıkça karşılaşacağımız bileşenler fındık, yer fıstığı, badem ve ceviz gibi kabuklu yemişler ve bunların ezmeleri ile gün geçtikçe popüleritesi artan susam ve tahin. Global araştırmalar ayçekirdeği, kabak çekirdeği ezmelerinin ve bitkisel protein kaynaklarının 2019’da daha fazla raflarda yer bulacağını söylüyor.

Tatlı unlu mamullerine eklenen meyve parçacıkları ve meyve marmelatları, bu ürünlerin besin değerini zenginleştirerek tüketicilerin gözünde daha değerli hale gelmesini sağlıyor.

Afrika kıtasından keskin tatların ve baharatların daha geniş coğrafyalara yayılması, tatlı ile tuzlu tatların tek üründe kombinasyonu, daha ince, daha çıtır gibi tekstürel özellikler, farklı tekstürdeki ürünlerin bileşiminden oluşan hibrit ürünler trendler arasında göze çarpıyor.

Aromsa olarak, iş ortaklarımızın artan rekabet ortamında hem yeni ürün geliştirme süreçlerine hem de yağ, tuz ve şeker azaltma amaçlı ürün formülasyonu değişikliklerine destek oluyoruz. Yağ, tuz ve şeker azaltma kaynaklı oluşabilecek lezzet ve tekstür kaybını telafi edecek geniş aroma portföyümüz ile iş ortaklarımızın yanındayız.